Suretsizler…
Gece yarısı, bir köy evi…
Bu kareyi gece yarısı bir köy evinin balkonunda çektim. Sokak lambası arkadan, ters açıyla vuruyordu. Balkondaki muşamba ışığı süzünce önünde duran kişi yalnızca bir silüete dönüştü.
Fotoğrafta beni çeken iki şey oldu: Karakterin belirsizliği ve karanlığı, bir de kadrajdaki simetri. Yüz görünmüyor, kim olduğu anlaşılmıyor; geriye bir duruş ve bir biçim kalıyor.
Suretsizler serisine de bu yüzden koydum. Yüz, insanın dünyaya gösterdiği addır; o silindiğinde geriye herkes olabilen biri kalır. Belki bir komşu, belki bir yabancı, belki de aynada kendimiz… Suretsizler’de aradığım tam da bu, adını kaybetmiş ama varlığını kaybetmemiş insan…
